YENİ BİR DÜNYA İÇİN EĞİTİM VE TİCARET
Oscar Arias Sanchez
Kosta Rika Devlet Başkanı
Ankara Üniversitesi
Ankara, Türkiye
25 Kasım 2009
Dostlarım,
Bu Üniversite’nin kurucusu
Mustafa Kemal Atatürk “İnsanlık tek bir vücuttur ve her
ülke bu vücudun bir parçasıdır. Hiç
bir zaman “ eğer dünyada başka bir yer sağlıksızsa bana ne”
dememeliyiz. Eğer böyle bir sağlıksız durum varsa, biz o sağlıksızlığı
yaşıyormuşçasına ilgilenmeliyiz” demiş.
“Türklerin Ata’sı”
bu sözleri söylediğinde, bu sözler çok doğruydu. Ancak, çocuklarının
ve torunlarının yaşadığı bu zamanda, bu sözler çok daha büyük
anlam taşıyorlar. Bugün, ülkeler arası işbirliği bir seçim olmaktan
çıkmış durumda. İnsan vücüdunun herhangi bir yerinde olan hastalığın,
herkesin üstündeki etkisi inanılmaz büyük. Bu yıl yaşadığımız
ekonomik kriz, sınırların öneminin gittikçe azaldığını ve geleceğin
liderlerinin bu sınırları geçmek zorunda olduğunu gösterdi. Karşılaştığımız
çevresel krizler, ülkeler arasında bugüne kadar hiç görmediğimiz,
hatta hayal bile etmediğimiz kadar büyük bir işbirliği gerektiriyor.
Çünki bir ülkede yaşanan çevre kirliliği, başka yerlerde fırtınalara,
kuraklıklara, denizlerin yükselmesine, salgın hastalıklara ve göçlere
neden oluyor. Eğer gezegenimizin yaşamasını, insanlığın karşılaştığı
sorunların çözülmesini, ülkelerimiz arasında kurulan nazik bağımlılığın
korunmasını istiyorsak, Kurucunuz’un anlattığı gerçeği kucaklamak
zorundayız.
Bunu başarabilmemiz için
gereken en önemli iki şeyin,bizi bugün bir araya getiren iki şey
olduğuna inanıyorum: Dostluk ve Ticaret. Her ikisinin de din, dil
ve ırk ayrımına bakmadan insanları bir araya getirme gücü var.
Her ikisi de, enerjimizi ilerleme, refah ve barış’a odaklamamız
için yeteri kadar güçlü. Karayip ve Latin Amerika Ticaret Birliği’ne
ve Ankara Üniversitesi’ne bu toplantı için teşekkür ediyorum.
Hepinize Latin Amerika ile bu bölgeyi ve Kosta Rika ile Türkiye’yi
bir araya getirmek için, değişik alanlarda yaptığınız çalışmalar
için teşekkür ediyorum.Ülkelerimiz arasında ilişki ve ortak geleceğimiz
konusunda bir kaç şey söylemek istiyorum. Ama önce, benim ülkem
ile ilgili belki de bilmediğiniz bir kaç şeyi anlatmak isterim.
Kosta Rika, Türkiye gibi,
iki kıtanın buluştuğu yerde, Amerika’nın ortasında bulunmakta.
Ülkem küçük bir ülke. Hem yüzölçümü, hem de nufus açısından
Türkiye’nin 15 de biri kadar büyüklükte. Ama benim ülkem cesur
bir ülke. Hayal kuran ve kurdukları hayalleri gerçeğe döndürmeyi
başaranların ülkesi. Kosta Rika Latin Amerika’nın en eski demokrasisine
sahip. 1948 yılında, kendi isteğiyle ordusunu lağveden ilk ülke.
Kosta Rika için barış bir seçim, hayat tarzı olmuştur. Ayrıca
iş hayatına da çok yaramıştır.
1869’dan beri eğitim ülkemizde
bedava ve hem kız hem de erkek çocuklar için mecburi olmuştur. Barış
toplumu olmamız bu sistemi daha da güçlendirmemizi sağlamış ve
bizler yatırımlarımızı orduya değil, insanlarımıza yapmışızdır.
Ve ülkemizin boyutundan dolayı, dünya önünde kendimizi savunmak
için tanklar ve tüfeklerden değil, bilgimizden ve yeteneklerimizden
destek alıyoruz. Bu nedenle Kosta Rika’da iş yapan şirketler, burada
batı yarımküre’nin en eğitimli iş gücünü buluyorlar. İnsanlarımızın
eğitim seviyeleri, yabancı dil seviyeleri ve teknolojik bilgileri
yüksek. Ama biz burada durmuyoruz. Başkanlığımın ikinci döenminde,
öğrencilerimiz icin yeni teknolojilere yatırımlar yapmaya devam
ediyoruz. Genç insanlarımızın bugün ve yarın dünya çapında
rekabet edebilmeleri için hızlı bir şekilde ilerliyoruz.
Güzel ülkemiz her zaman tarımı
ve turizmi ile tanınacaktır. Ananasımızı tadan veya kumsallarımızda
yürüyen herhangi birine sorabilirsiniz. Ancak, barışa dayalı eğitim
ve özgürlük temellerimiz sayesinde, yeni alanlarda da başarıyı
bulduk. Biz Latin Amerika’nın en açık ekonomilerinden biriyiz ve
ihracat ürünlerimiz çeşitlendirdik. Dünyaca meşhur kahvemize ve
muzlarımıza dayalı ekonomi günleri çoktan geçti. Bugün, önde
gelen ihracat ürünümüz mikroçip ve gençlerimiz araştırma ve
geliştirme konularındaki çalışmalara katılıyorlar.
Biz, ülkemizde iş yapmaya
gelenlere büyük fırsatlar sunuyoruz. Bizim ülkemiz, Latin Amerika’daki
diğer ülkelerde pek bulunmayan bir şekilde, günlük hayatta
kanunların geçerli olduğu, ekonomik ve politik istikrarın bulunduğu
bir ülke. Belki de bu nedenle, Intel, Merck, Hospira, Boston Scientific,
Hewlett-Packard, Pfizer, Abbot Labs ve P&G gibi şirketler bölgesel
ve uluslararası operasyonları için Kosta Rika’yı tercih ediyorlar.
Bu şirketler sayesinde, geçen sene ülkemize giren Direkt Yabancı
Yatırımı, 1.9 milyar Dolar’dı. Bu rakkam çok büyük gözükmeyebilir,
ancak kişi başına düşen gelir olarak bakıldığında, Meksika,
Brezilya, Çin ve hatta Türkiye’den bile daha fazla bir rakkamdır
Bugüne kadar büyük işler
başarmış olmamıza rağmen, hala daha ileriye gitmek için çaba
göstermeye devam ediyoruz.. ABD, Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti
ile yaptığımız Serbest Ticaret anlaşmaları bu sene başında yürürlülüğe
girdi. Şimdi başta Avrupa Birliği olmak üzere, başka ülkeler ve
bölgeler ile anlaşma yapmak için çalışmalarımız devam ediyor.
Alt yapımızı geliştirmeye devam edip, bürokrasimizi daha da kolaylaştırmak
için çalışıyoruz. Ve bu krize, bugüne kadar bize başarı getirmiş
olan ticaret atılımları ve iş birlikleri ile karşı koyuyoruz.
Kosta Rika’nın hem eski hem de Türkiye gibi yeni dostlara uzanmak
için bir çok nedeni var. Ülkelerimiz arasındaki yakın işbirliğinin,
her iki tarafa da büyük imkanlar getireceğini düşünüyorum.
Umarım ki, akademi dünyasında
da ülkelerimiz arasında özel bir ilişki olur. Bu büyük Üniversite’de
Latin Amerika Çalışmaları Kürsüsü’nün olduğunu görmekten
büyük mutluluk duydum. Her ne kadar ticari alış veriş bir çok
kapıyı açsa da, fikir alış verişi her zaman daha güçlüdür.
Eğer öğrencilerimizi, yeni dünya düzeninin getirdiği küreselleşme
için hazırlamak istiyorsak, gençlerimizi dünyanın diğer yerleri
ile bir araya getiren değişim programlarına daha çok önem veremliyiz.
2009’un teknolojileri sınıflarımızı
daha uluslararası hale getirmemiz için tek yol, ama eski stratejiler
bazı konularda hala en iyi yol. Bunların başında öğrenciler
ve öğretim üyeleri için değişim programları geliyor. Bu geleceğimiz
için en önemli dayanak noktası olan kültürel anlayış için en
önemli adımdır. Kosta Rikalılar ve diğer ülkelerin insanları
için, geçmiş ve bugün arasında köprü kuran, Doğu ile Batı’yı
bağlayan, Hırıstiyan ve Müslüman dünyaları bir araya getiren
bu Ülkeyi tanımak gerçek bir hediyedir.Ve şu anda bölgenin liderleri
olmak için hazırlanan Türk gençleri de bizim dünyamızı ziyaret
etmekten büyük kazanç sağlayacaklardır.Umarım ki, bir kaç sene
sonra ülkelerimiz sadece birbirinin ticari mallarını değil, birbirlerinin
zengin kültürlerini tanımış olacaklar.Umarim ki, insanlarımız
birbirlerinin dillerini öğrenecek, Kosta Rika’lılar ankara’nın
muhteşem mimarisini görecek, Türkler de bizim yüyıllık ormanlarımız
gezecekler. Umarım ki, Kosta Rika’lılar Zeybek dansını, Türkler
de punto guanacasteco’yu yapacaklar. Umarım ki Kosta Rika’lılar
Yunus Emre’nin muhteşem şiirlerine hayran kalacaklar, Türkler de,
aynı Kurucunuz’un sözlerine benzeyen “Bugün insanları yaşlarına,
renklerine ve fiziklerine göre ayırma günü değil. Bugün bütün
ülkeleri bir araya getiren tek bağın “ellerin ve kolların birbirlerine
bağlandığı” gündür” diyen Jorge Debravo’dan keyif alacaklar.
Bu ruh hali içerisinde, ülkemi
ziyaret etmemiş olanlarınızı, ülkeme davet ediyorum. Eğer, güneşin
muhteşem okyanus manzaramızda batışını görmediyseniz, eğer ormanlarımızda
yüzyıllık ağaçlarımızın altında yürümediyseniz, eğer kasabalarımızda
ve şehirlerimizde bir festivale katılıp, dans etmediyseniz, eğer
sokaklarımızda hiç asker görmeden, sadece öğrencilerin neşe dolu
seslerini duymadıysanız, lütfen Kosta Rika’ya gelin. Orada bizler
sizi kollarımız açık, yüzümüzde bir gülümseme ve Türkiye ile
güzel dostluklar kurma ümidiyle bekliyoruz.
Sizlere çocuklarımızın,
dünyadaki bütün insanların, bütün dilleri konuşabilmeleri konusundaki
arzumu söylemiştim. Bu nedenle “thank you very much” ,
“ muchisimas gracias” ve “teşekkür ederim”.